Homoseksüel Erkeklerden Kadınlara Yönelik Aşağılamalar

İki erkeğin birbirinin pisliğini karıştırıyor olmasının herkesi iğrendirmesi bir yana, homoseksüel erkeklerin kadınları aşağılamaya yönelik tavırları öfke ile karşılanıyor.

Saygı duyulan kaliteli bir kadın modeli düşünün. Gözünüzün önüne şık bir davette asil tavırlarıyla, nezaketiyle, şıklığıyla, zarafeti ve temizliğiyle göz kamaştıran kadınları getirin. Çevrenizdeki veya izlediğiniz filmlerdeki her tavrı estetik ve hoş olan kadınları düşünün.

Şimdi bir de homoseksüel erkeklerin yaptığı berbat kadın taklidini düşünün. Kadınlara yönelik ağır bir hakaret hükmünde olan basit, abartılı hareketler içeren, çevresini rahatsız edecek kadar yüksek bir sesle konuşan, son derece lakayt bir görünüm verecek şekilde kelimeleri uzatarak konuşan standart homoseksüel iğrençliğini gözünüzün önüne getirin.

Açıkça erkek kaslarına sahip olduğu halde hiçbir şeye gücü yetmezmiş gibi davranarak kadınları güçsüz, aciz ve zayıf gösterme çabasında olduklarına dikkat edin. Bunu kasten yapmaktadırlar. Kadınlara yönelik nefretlerini iğrenç bir kadın taklidi yaparak göstermektedirler.

Asalet sahibi kadınlara şahit oldukları halde, kasten toplumun en aşağı kesimindeki kadın figürünü kendilerine model alır; bunu da aslında olduğu halinden çok daha basit ve aşağılık olarak yansıtırlar.

Toplumda kadınların gördüğü eşitsiz ve saygısız muameleye karşı verilen mücadelede, başlıca hedef homoseksüeller tarafından sergilenen bu sinsi kadın düşmanlığının ortadan kaldırılması olmalıdır. Kadınlara yönelik olarak sergilenen bu açık saygısızlığa karşı, tüm sivil toplum örgütlerinin ve halkımızın tepki göstermesi büyük önem taşımaktadır.

Kadına Şiddetin Sebebi Homoseksüelliktir

Toplumda güzel bir kadın gördüğünde fiziksel ya da sözlü rahatsızlık veren, ailesindeki kadınların –haddi olmayarak- tavırlarına, kıyafetlerine ve hatta her türlü kararlarına karışan, kadınların baskı altına alınarak sosyal hayattan çekilmelerini sağlamaya çalışan, şiddet uygulayan ve hatta canına kasteden çok sayıda insan olduğunu biliyoruz.

Pek çok araştırma kurumu, bu gayrı ahlâkî tavırların arkasında yatan nedeni bulmaya çalışıyor. Bunun için de başvurdukları yöntem genellikle kadın haklarını ihlal eden erkeklerin ortak noktalarını tespit etmek oluyor.

Ancak farklı eğitim seviyelerinden, farklı etnik kimliklerden, farklı ekonomik sınıflardan, farklı mesleklerden, farklı yaşlardan çok sayıda erkeğin kadına şiddete başvuruyor olması, yani bu kişilerde bir ortak nokta olmaması nedeniyle asıl sebebi bulmakta zorlanabiliyorlar.

Kadına şiddete başvuran erkeklerin ortak noktası, içlerinde yatan homoseksüellik eğilimidir. İçlerinde homoseksüellik barındıran erkekler, yaşadıkları cinsel sapkınlıktan dolayı kadınları suçlarlar.

Homoseksüellik büyük bir ahlâkî ve psikolojik çöküş meydana getirdiğinden, kişilerde otokontrol kaybı olur ve içlerindeki kadın nefretini dizginleyemezler. Kadına şiddet, homoseksüellerde meydana gelen karakter bozukluğunun bir tezahürüdür.

Esas olarak amaçları kadınların tamamen egale edilmesini sağlamaktır. Böylece homoseksüel sapkınlıklarını serbestçe yaşayabileceklerine dair bilinç altlarında bir inanç vardır.

Kadın hakları örgütlerinin homoseksüellik tehlikesini fark etmesi önemlidir. Kadın hakları ihlallerinin çözümü, homoseksüelliğin bir sapkınlık olduğunun açıklanmasıdır. Yalnızca kadın hakları örgütleri değil; kadın-erkek her bir bireyin homoseksüellikle mücadele etmesi gerekir.

Her gün bir kadının öldürüldüğü toplumumuzda, en hayatî konulardan biri kadınlara hak ettikleri değerin verilmesi, üzerlerindeki baskının kaldırılması ve kadınlıklarını özgürce yaşayabilecekleri ortamın sağlanmasıdır.

Kuran’da homoseksüelliğin küçük düşürücü bir kötülük olduğuna dikkat çekilmiştir:

Kavmi ona doğru koşarak geldi; onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler. “Ey kavmim” dedi. “İşte benim kızlarım, bunlar sizler için daha temizdir. Artık Allah’tan korkun ve beni misafirim önünde küçük düşürmeyin. İçinizde hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?”
Dediler ki: “Andolsun, senin kızlarında bizim haktan bir şeyimiz (ilgimiz ve arzumuz) olmadığını sen de bilmişsindir. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen biliyorsun.” (Hud Suresi, 78-79)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir